Mineraller Kategorisi için Arşivler
- 200 gram patateste 903 mg selenyum bulunur.
- 85 gram tonbalığında 69 mg selenyum bulunur.
- 1 orta boy yumurtada 31 mg selenyum bulunur.
- 28 gram ayçekirdeğinde 22 mg selenyum bulunur.
- 85 gram hindi göğsünde 27 mg selenyum bulunur.
- 85 gram tavuk göğsünde 22 mg selenyum bulunur.
- 1 dilim ekmekte (25 gram) 10 mg selenyum bulunur.
- A Vitamini ve Karotenoid : Havuç, kabak, brokoli, tatlı patates, domates, kara lahana, kavun, şeftali, kayısı (açık renkli meyveler)
- C Vitamini : Turunçgiller ve narenciyeler, brokoli, yeşil biber, yeşil yapraklı sebzeler, çilek, domates
- E Vitamini : Fındık ve çeviz gibi sert kabuklu yemişler, yeşil yapraklı sebzeler, bitkisel yağlar
- Selenyum : Balık ve deniz kabukluları, kırmızı et, tahıl, yumurta, tavuk, sarımsak
- flavonoid ve polyphenol : Soya sosu, kırmızı şarap, mor üzüm, nar, kızılcık, çay
- Likopen : Domates ve domates ürünleri, greyfurt, karpuz
- Lutein : Brokoli, kivi, brüksel lahanası ve ıspanak gibi koyu yeşil sebzeler
- Lignan : Keten tohumu, yulaf ezmesi, arpa, çavdar
- Koenzim Q10
- Glutathion
- Superoxide dismutase
- Katalaz
- glutathione peroxidase
- Erkek ve kadın 19-50 yaş için : 2300 miligram / günlük
- Erkek ve kadın 51-70 yaş için : 2000 miligram / günlük
- Erkek ve kadın 70 yaş üzeri için : 1800 miligram / günlük
- Su ve elektrolit seviyesini korur
- Mide özsuyunun bir parçasıdır
- Karaciğer üzerinde bir çok faydası vardır
- Özellikle işlenmiş besinler, sofra tuzu, deniz yosunu, zeytin, domates ve kereviz
- Erkek ve kadın 19-50 yaş için : 1500 miligram / günlük
- Erkek ve kadın 51-70 yaş için : 1300 miligram / günlük
- Erkek ve kadın 70 yaş üzeri için : 1300 miligram / günlük
- Su ve elektrolit seviyesini korur
- Sinir ve kas sistemi için gereklidir
- Vücuttaki asit ve baz oranlarını dengeler
- Su ve bazı besinlerin vücutta tutunumunu sağlar
- Özellikle işlenmiş besinlerde çokça bulunur. Bunun dışında sofra tuzu, soya sosu, et, süt ve süt ürünleri ve ekmekte de çok miktarda bulunur.
Taylan Kümeli – Selenyumun Faydaları
- Nisan 27th, 2009
Selenyum en çok deniz ürünlerinde, ette ve karaciğerde bulunur. Antidoksan ve hücre koruyucusu olan bu mineral vücut dokularının yaşlanmasını geciktiriyor.
Selenyum, E vitamini ile birlikte hücre koruyucusu ve antidoksan olarak çok büyük görev üstlenir. Özellikle glutatyon peroksidaz enziminin yapısında rol alır.
Vücut dokularının orkidasyon nedeni ile zarar görmesini engeller ve dokuların erken yaşlanmasına karşı olumlu yönde etkileri bulunmaktadır.
Erkeklerda bulunan selenyumun yarısı üreme sisteminde bulunduğu için erkeklerin selenyuma ihtiyacının daha çok olduğu düşünülür.
Bağırsaklardan %60 (yüzde 60) oranında emilir ve erkeklerde üreme sistemi ile, her iki cinste böbrek, dalak ve pankreasta bulunur. Vücuttaki Selenyum miktarı 1 mg‘dan bile azdır.
Selenyum neye yarar ?
Selenyum’un en önemli etkisi antidoksan özelliğidir ve bu özelliği sayesinde kalp krizi riskini büyük derecede düşürür.
Hücrelerin, dolayısı ilede vücut dokularımızın yaşlanmasını geciktirir ve Alkol, sigara, civa, orkide yağlar gibi insanlar için zararlı etkileri olan maddelerin zararlarını azaltıcı etkisi bulunur.
Protein sentezi, büyüme ve gelişmeye yararlı etkileri bulunur.
Kan hücrelerine ait kromozomların zarar görmesini engeller.
Sperm üretimi ve canlılığını arttırır.
Deri sağlığını arttırmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek içinde kullanılabilir.
Keshan hastalığı olarak bilinen bir tür kalp damarı hastalığı üzerinde olumlu önleyici etkileri bulunmaktadır.
Selenyum eksikliği, bölgede bulunan toprağın selenyum miktarı ile doğrudan ilişkilidir. Araştırmalara toprakları selenyum açısından fakir bölgelerde, normal bölgelere oranla meme kanseri, akciğer kanseri ve kalınbağırsak kanseri daha çok görülmektedir.
Kalp ve damarlardaki esnekliğin azalması ile kas yapısında ki zayıflığın belirmesi, selenyum eksikliğinin belirtilerindendir. Çocuklarda selenyum eksikliği fetal kardiyomyopatiye neden olur. Sürekli alınmasıda sakıncalıdır.
Kas ve kalple ilgili sorunlar, görme, ağızda kötü bir tat, dişlerde çürüme, ağızda koku oluşumu, tırnaklarda kırılma, saçlarda dökülme ve deride değişiklikler görülebilir.
Selenyum açısından zengin yiyecekler :
En çok olarak deniz ürünlerinde, et ürünlerinde ve karaciğerde, böbrek gibi sakatatlarda bulunur. Tahıllarda da selenyum bulunur fakat bu bitkilerin yetiştikleri toprağın selenyum açısından zenginliği ile doğru orantılıdır. Bu yüzden sebze ve meyveler iyi selenyum kaynakları değillerdir.
Büyük ve beyaz etli balıklar önemli miktarda selenyum içerirler. Hamsi, istavrit gibi küçük balıklar ise kalsiyum açısından zengindirler. Haftada 2 veya 3 kez günde 180 ile 200 gram arası tüketilmesinde sakınca yoktur.
Yaş aralıklarına göre günlük selenyum ihtiyaçları:
Çocuklar:
1 – 6 yaş arası : 20 mikrogram
7 – 10 yaş arası : 30 mikrogram
Erkekler:
11 -14 yaş arası : 40 mikrogram
15 -18 yaş arası : 50 mikrogram
19 -51 yaş ve üstü : 70 mikrogram
Kadınlar:
11 – 14 yaş arası : 45 mikrogram
15 – 18 yaş arası : 50 mikrogram
19 – 51 yaş ve üstü : 55 mikrogram
Ender Saraç – Kanaltürk Medyatik Programı
- Nisan 22nd, 2009
Doktor Ender Saraç, 22 Nisan 2009 tarihinde Kanaltürk ( Kanal Türk ) tevizyonu ‘nda Yüksel Aytuğ ‘un sunduğu Medyatik programına katılıyor.
Birbirinden etkili diyet, tedavi kürü, doğal bitkisel çözüm önerilerinde bulunuyor.
Programı izleyemeyenler için, Doktor Ender Saraç ve diğer tüm kürleri, bitkisel çözüm, tavsiye ve önerileri için lütfen buraya tıklayın <<
Taylan Kümeli – İştah kesici yiyecekler
- Nisan 22nd, 2009
Rejim yapamayanlar veya iştahı ile başedemeyenler için Doktor Taylan Kümeli‘nin önerisi olarak iştah kesici yiyecekleri tüketerek rejim yapmadan da sağlıklı bir şekilde zayıflayabilirsiniz.
Bu iştah kesici özelliği kanıtlanan yiyeceklerin içeriklerindeki bazı maddeler ve vücut üzerindeki etkileri ise;
Karbonhidratlar ; Buğday, çavdar, kepek gibi tahıl ürünlerinde ve bazı sebze ile meyvelerde bol miktarda bulunur. İçerdikleri lifler sayesinde sindirim sistemi hareketlenir ve komplex karbonhidratlar kişiyi tok tutar.
Krom ; Vücuttaki insülin dengesini sağlayarak kan şekerinin düşmesini engeller. Bildiğiniz üzere kan şekerinin düşmesi ile açlık hissi ortaya çıkar. Krom ihtiyacınızı dengede tutmak için fındık, fıstık ve ceviz benzeri kabuklu yemişler ile brokoli ve tahıl ürünleri tüketebilirsiniz.
Triptofan ; Vücutta oluşan serotonin miktarını arttırıp bunun hücrelere taşınmasında önemli bir görev üstlenir. Serotininin de iştah kesici özelliği bulunduğu için gerekli miktarda alındığında açlık hissini geciktirir. Özellikle bulunduğu besinler ise ; yulaf, peynir, avokado ve muz‘dur.
İyot ; Tiroit hormonlarının salgılanması için önemli bir mineraldir. Açlık duygusunun artmasını engelleyici özelliği bulunur. İyotlu tuz, balık ve soğan iyot açısından oldukça zengin bir kaç besinden bazılarıdır.
Fruktoz ; Meyve şekeri olarak bilinen fruktoz‘un kan şekeri üzerinde kesinlikle bir etkisi yoktur. Tüketilmesi durumunda insanın yemekten sonra duyacağı tatlı ihtiyacını karşılayarak suni yollar ile elde edilen şeker gibi kan şekerini yükseltmez. Bal ve çilek gibi besinler fruktoz‘un ana kaynaklarıdır. Ayrıca tüm meyvelerde bulunur.
Albümin ; İştah kapatıcı ve can sıkıntısı giderici özelliği bulunan albümin proteini‘nin vücuttaki görevi triptofan oluşturmak, oluşturduğu triptofan’ı beyine taşımak ve serotonin üretimini arttırmaktır. Fasulye, bezelye ve fıstıkta bulunur.
Osman Müftüoğlu – Demir Eksikliği İçin Tavsiyeler
- Nisan 14th, 2009
Profesör Doktor Osman Müftüoğlu, demir eksikliği rahatsızlığı olanlar için kaynak besinler tavsiyesinde bulundu.
Yağsız kırmızı et demir yönünden en güçlü gıdalardan birisidir. Haftada 1-2 defa yağsız kırmızı et tüketimi, önemli ölçüde demir ihtiyacını karşılayacaktır. Bunun yanında tahıl, bakliyat, sebze ve meyvelerde de iyi miktarda demir bulunmaktadır. Balık ve tavuklarda siyah olarak ortaya çıkan bölgelerde çok miktarda demir bulunmaktadir.
İhtiyaç duyulan demirin karşılanmasındaki en doğru yol tamamen bitkisel ve hayvansal kaynaklardan bu ihtiyacın giderilmesi yönünde olacaktır.
Örneğin, kuru fasülye pişirirken içerisine bir miktar et ekleyin, mercimek çorbasını kıymalı yapın. Yemeklerinizdeki ufak değişiklikler ihtiyaç duyduğunuz demir miktarının büyük bir kısmını kazanmanızı sağlayacaktır.
İbrahim Saraçoğlu – Alzheimer (Alzaymır) İçin Havuç Suyu Tedavisi
- Mart 30th, 2009
Profesör Doktor İbrahim Saraçoğlu, Alzheimer rahatsızlığından korunmak için havuç suyu önerisinde bulundu.
Gece yatmadan hemen önce 1 su bardağı kadar taze sıkılmış havuç suyu içmelisiniz Alzheimer hastalığı ilk evresinde ise hastalık tamamen ortadan kalkacaktır.
Unutmayın, Alzheimer 1-2 senede değil 15 yıllık dönem içerisinde gelişen bir rahatsızlıktır. Bu yüzden genç yaşlardan itibaren dönem dönem taze havuç tüketmek alzheimer rahatsızlığına karşı sizi koruyacaktır.
Antioksidan Nedir? Faydaları Nelerdir?
- Mart 9th, 2009
Son zamanlarda özellikle sağlıklı beslenme ile ilgili neredeyse tüm makale, diyet ve beslenme önerileri, televizyon programları ve gazete haberlerinde antioksidan kelimesi çok sık kullanılıyor. Peki antioksidan nedir? Faydaları nelerdir? Hangi gıdalarda bulunur? Tüm bunları ve daha fazlasını sizin için araştırdık.
Antioksidan Nedir?
Kimyasal bir maddedir. Vücudumuz tarafından üretildiği gibi dışarıdan gıda yoluyla da alınır. Dışarıdan gıda yoluyla alınan en önemli antioksidanlar A, C, E vitaminleri ve Selenyum’dur. Bu kimyasallar vücuda alındıklarında metabolik faaliyetler sonucu oluşan serbest radikallerin oluşumunu önler. Serbest radikallerin hücreye zarar vermesini engelleyen antioksidanlar böylece yaşlanmanın olumsuz etkilerini de geciktirici özelliğe sahiptir.
Antioksidan Nasıl Çalışır?
Ciğerlerimize çektiğimiz hava vücudumuzun içinde serbest radikaller denilen zararlı maddelerin oluşmasına neden olurlar. Antioksidanlar bu serbest radikaller ile savaşarak vücudumuza zarar vermelerini engeller.
Antioksidan’ın Faydaları Nelerdir?
Antioksidanlar serbest radikallerin sebep olabileceği tüm rahatsızlıklara karşı vücudu korur. Özellikle kalp rahatsızlıkları, diyabet, makula dejenerasyonu ve kanser gibi hastalıklar başta olmak üzere bulaşıcı özellik gösteren hastalıklara karşı da koruyucu önlem teşkil eder. Antioksidan bu rahatsızlıkların tedavisinde değil, bu rahatsızlıklara yakalanmamak için koruyucu önlem olarak kullanılmalıdır. Serbest radikaller hastalıklara yol açtığı gibi ileri yaşlarda ortaya çıkması beklenen bazı hastalıkların da daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına sebep olur. Bu bağlamda, antioksidanların yaşlanma belirtilerini de geciktirdiği çok rahatça gözlemlenebilir.
Antioksidan Hangi Gıdalarda Daha Çok Bulunur?
Genel olarak sıralamak gerekirse birçok sebze, meyve, çeviz, fındık, bitkisel yağlar, kırmızı ve beyaz et, balık tahıl gibi gıdalar antioksidan açısından oldukça zengindir. Antioksidan türlerine göre genel anlamda gıdaları sıralamak gerekirse;
Bu gıdaların dışında bazı fotokimyasalları ve Vitamin-benzerleri vardır. Örnek vermek gerekirse;
Vitamin-Benzeri antioksidanlar aşağıdaki gibidir:
Vücudumuzda üretilen antioksidanlar:
Mineraller – Klorür
- Mart 4th, 2009Önerilen Miktar :
Neden Klorür? :
En İyi Kaynak Besinler :
Mineraller – Sodyum
- Mart 4th, 2009Önerilen Miktar :
Not: Bir çok insan günlük ihtiyaçtan çok daha fazla sodyum almaktadır. Dünyaca ünlü The National High Blood Pressure Education Program (NHBPEP) günlük 2400 miligram sodyumdan fazlasını önermemekte ve bunun sağlıksız olduğunu belirtmektedir.
Fazla sodyum tüketimi özellikle yüksek tansiyon, kalp rahatsızlıkları, böbrek sorunları ve fazla su tutulumu gibi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.
Neden Sodyum? :
En İyi Kaynak Besinler :